
Zemzem Kuyusu…
Amr bin haris’in tabileri Kabe’ye türlü fesada kalkmıştı Allah’da onlara bir düşman musallat etti. Onlar bu düşmandan kaçarken fesatçı reisleri Mekke’de değerli olan ne varsa zemzem kuyusuna atmış ve kuyuyu toprakla kapatmıştı. O olaydan sonra kuyunun yeri belirsizdi..
Zemzem Kuyusu…
Amr bin haris’in tabileri Kabe’ye türlü fesada kalkmıştı Allah’da onlara bir düşman musallat etti. Onlar bu düşmandan kaçarken fesatçı reisleri Mekke’de değerli olan ne varsa zemzem kuyusuna atmış ve kuyuyu toprakla kapatmıştı. O olaydan sonra kuyunun yeri belirsizdi..
Bir gün Abdulmuttalip kabenin yanında Hicir’de uyuyordu. Bir rüya gördü rüyasında,
- Tayyibeyi kaz dendi.
Abdulmuttalib sordu:
- Tayyibe nedir?
Cevap alamadı.. Ertesi gün aynı yerde bir rüya daha..
- Berre’yi kaz..
Yine aynı soruyu sordu cevap alamadı. Ertesi gün aynı yerde bir rüya daha..
- Mamnûne’yi kaz..
Yine aynı soruyu sordu cevap alamadı. Ertesi gün aynı yerde bir rüya daha..
- Zemzem’i kaz..
Abdulmuttalib sordu:
- Zemzem nedir?
Bu defasında cevap aldı;
- Zemzem, hiç kesilmez, dibine erilemez, hacıların su ihtiyacını karşılayacağın bir sudur. O, kurbanların kanları, terleri dökülen yer arasındadır. Alaca kanatlı bir karga orayı gagalar ve orada bir karınca yuvası da vardır…
Abdulmuttalib zemzemi kazmaya koyulduğunda ona ortak olmak isteyenler çıktı. O hayır diyerek itiraz ettiğinde ise sen tek bir oğlun ile bize karşımı duruyorsun sen yalnızsın tek bir oğlun var buna mı güveniyorsun dediler.. Abdulmuttalib ise dayanamadı ve bağırdı;
- Sizler beni yalnızlıkla mı ayıplıyorsunuz…
Ve dua etti.. “- Allah’ım bana zemzemi çıkartacak gücü ver ve bana yardımcı olacak on tane oğul ver… Muvaffak olursam oğullarımdan birisini kurban edeceğim..” Duası kabul oldu başta Hz Abdullah olmak üzere on tane erkek çocuğu oldu… Zemzemi çıkarttı oradan zırh ve kılıçlarla altından geyik heykelleride çıktı. Ünü her yere yayıldı, ve yine geldiler ortak çıkmak istediler, o hakkınız yok ama ben size yine merhametli olacağım.. Kura çekelim dedi iki kura Kabe’ye iki kura bana ve size kime ne çıkarsa hakkına razı olsun.. Dediler ki doğrusu bize çok insaflı davrandın kura çekildi, altın geyikler Kabe’ye zırh ve kılıçlar ise Abdulmuttalibe çıktı.. İlk defa altınla Kabe’yi süsleme şerefide ona nail oldu.
Yine Bir Rüya…
Bir gece rüyasında önüne heybetli bir adam dikildi ve seslendi;
- Ey Abdulmuttalib! İsteğin yerine getirildi.. Sözünü tut.
Abdulmuttalib hemen bir koç kesti ama yine bir rüya ve dendi ki daha büyüğü olmalı.. Bu seferde bir sığır kesti ama daha büyüğü olmalı diye bir rüya daha..Deva kesti aynı.. Rüyasında dedi ki daha büyüğü daha büyüğü diyorsunuz bundan daha büyüğü nedir? “- Oğullarından biridir.”
Sözünü tutması gerekirdi ve durumu evlatlarına açıkladı.. Nurlu ve onurlu evlatlar ise babalarının isteğine tereddütsüz boyun eğdiler.. Abdulmuttalib kura çekmek için Kabe ye gitti. Ve isim düştü, “ABDULLAH” en küçük oğlu durumu arz etti o ise kabul etti.. Ama Mekke halkı buna razı olmadı. İtirazlar peşin sıra geldi fakat O çelik gibi iradesi ile ben ALLAH’a söz verdim diyordu…
Devamı gelecek..


Anasayfam Yap
Favorilerime Ekle
E-Mail
Sections