<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>Seymes Forum - Blogs</title>
		<link>http://forum.seymes.com/blog.php</link>
		<description>menzil,adıyaman,şeyh,tasavvuf,cemaat,sufi,sofi,islam,akait,akaid,fıkıh,şiir,ilahi,kaside,vbulletin,jelsoft,forum,bbs,discussion,bulletin board,</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Tue, 07 Sep 2010 06:17:52 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>60</ttl>
		<image>
			<url>http://forum.seymes.com/images/misc/rss.jpg</url>
			<title>Seymes Forum - Blogs</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php</link>
		</image>
		<item>
			<title>Bu aklı fikr ile -Dervişane</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=249</link>
			<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 15:15:33 GMT</pubDate>
			<description>http://www.dailymotion.com/video/x9kmkj_derviyane-bu-akl-u-fikr-yle_news 
:glm:</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">
<object type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="339" data="http://www.dailymotion.com/swf/x9kmkj">
	<param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x9kmkj" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
</object>
 <br />
:glm:</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>KURBANLIK</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=249</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KALBİN DEVASI</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=248</link>
			<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 11:01:18 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Kalbin devâsı beştir: 
 
1 - Kur'an'ı düşünerek okumak. 
 
2 - Açlığa riâyet etmek. 
 
3 - Allah'ı çok zikretmek. 
 
4 - Seher vaktinde Allah'a...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Kalbin devâsı beştir:<br />
<br />
1 - Kur'an'ı düşünerek okumak.<br />
<br />
2 - Açlığa riâyet etmek.<br />
<br />
3 - Allah'ı çok zikretmek.<br />
<br />
4 - Seher vaktinde Allah'a tazarru' ve niyâzda bulunmak. Gece İbâdet etmek.<br />
<br />
5 - Sâlihlerle oturmak.<br />
<br />
<br />
Bunlara riâyet eden kalb hastalığına duçar olmaz. Mü'min kalb hastalarına bunları tavsiye etmeli ve mezmum sıfatlardan kurtulmaya sa'y etmelidir.<br />
<br />
Bilesin ki ni'met kadrini bilmeyenin ve şükrünü edâ etmeyenin elinden alınır.<br />
<br />
Akıllı olan; her haline dikkat edip içinde bulunduğu zamanı değerlendirmeğe sa'y eden ve tûl-i emeli terkedendir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:<br />
<br />
&quot;Zeki insan nefsine hâkim olan ve ölümden sonrası için çalışandır. Fâcir ise nefsini hevâsına tabi' kılandır.&quot; buyurmuşlardır.<br />
<br />
<br />
Hadîsde vârid olmuştur ki:<br />
<br />
Beş şeyden evvel beş şeyin kıymetini bil:<br />
<br />
1 - İhtiyarlamadan evvel gençliğin kıymetini bil;<br />
<br />
2 - Hastalanmadan evvel sıhhatinin kıymetini bil;<br />
<br />
3 - Meşguliyetten evvel boş vaktinin kıymetini bil;<br />
<br />
4 - Fakru zarurete düşmeden evvel elindekinin kıymetini bil.<br />
<br />
5 - Ölmeden evvel hayatının kıymetini bil.&quot;<br />
<br />
<br />
Rasûlullah'ın şu hadisi üzerinde düşün:<br />
<br />
Beş şey beş şeyin bedelidir:<br />
<br />
1 - Fâiz yenilmesi çoğaldığı vakit âfetler ve zelzeleler artar.<br />
<br />
2 - Hâkimler zulmettikleri vakit yağmurlar azalır kıtlık olur.<br />
<br />
3 - Zinâ çoğaldığı vakit ölüm artar.<br />
<br />
4 - Zekât verilmediği vakit hayvanlar helâk olur.<br />
<br />
5 - Zimmilere zulmedildiği vakit devlet onların eline geçer.<br />
<br />
<br />
Zünnûn-i Mısrî demiştir ki:<br />
<br />
İnsanların arasına fesâd altı şeyden girmiştir:<br />
<br />
1 - Âhiret ameline niyyetin zayıflığından<br />
<br />
2 - Bedenlerinin şehvetlerine rehin olmasından<br />
<br />
3 - Ecellerinin yakın olduğu halde emellerinin uzun olmasından<br />
<br />
4 - Mahlûkların rızâsını Hâlık'ın rızasına tercih ettiklerinden<br />
<br />
5 - Kendi hevâlarına tâbi olup Peygamberinin sünnetlerini arkaya atmalarından<br />
<br />
6 - Selefin küçük zellelerini yaşayış şekillerine hüccet alıp onların asıl her zamanki hayatlarını örnek edinmediklerinden.<br />
<br />
Şu halde yalnız ibâdet ve tâatla maksad'a vusûl mümkün olamıyacağı anlaşılmıştır. Netice i'tibâriyle tarik-i terâkkide tefeyyüz için herhalde yed-i sahih ile Aleyhi's-salâtu ve's-sellâm Efendimiz'e müntehî olan bir mürşid-i kâmil'e ihtiyaç vardır. İşte ashâb-ı kirâm hazarâtı Rasûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz'in sohbet-i saâdetleriyle müşerref ve münevver olmuşlardır. Nâib-i Resûlüllah olan bir zâtı bulmak elzemdir ve belki farzdır.<br />
<br />
Mânevî yolda mürşidin muavenetine lüzûm olmadığına kâil olan bazı kimseler vardır ki kişinin kendi başına sa'y ü gayret göstermesiyle vuslatın mümkün olacağı fikrindedir. Halbuki vâsıtasız istiânesiz vuslat mümkün olamaz. Her halde mürşid'in muâvenetine kat'î lüzûm vardır.<br />
<br />
Âyet-i kerîmede Cenâb-ı Hak:<br />
<br />
&quot;- İskender-i Zül'-karneyn Hazretlerine kavminden bir kuvvetle yardım istemeyi&quot; (Kehf sûresi; 95) emir buyurmuştur. Bu duruma göre bizim gibi günahkâr kullar &quot;muavenetten hiç bir sûretle müstağni olamazlar.<br />
<br />
Kalb temiz olursa yani kalbte îmân olursa dâima ibâdet ve tâata sevk eder. İnsanlar ekseriyetle &quot;mü'miniz&quot; derler. Halbuki müslümandırlar. Ya'ni teslim olmuşlardır. Mü'min olmak için her halde îmanın kalb'e duhûlü lâzımdır.<br />
<br />
Mü'min-i kâmil olanlar Cenâb-ı Hakk'ın doksan dokuz sıfatına îmân ederler hiç şübheleri olamaz. Fakat ba'zı insanlar Cenâb-ı Hak &quot;Gaffâr&quot;dır. diye ümidlenerek dâr-ı âhiret için çalışmazlar. Fakat &quot;Rezzâk&quot; sıfatına îmanları olmâdığı için dünyâda çalışmayınca aç kalırız diye korkarlar. İşte bu müslüman ve mü'minlerin işi değildir.<br />
<br />
Zâhiren görünen a'zaların her biri bir vazîfe ile muvazzaftır. Göz görmek; kulak işitmek ayak yürümek içindir. Bütün azaların bir vazifesi vardır. Kalbin vazifesi de muhabbettir. Muhabbet ise Cenâb-ı Allah'a mahsustur. İnsan el ayak ve göz ile vezâif-i lâzimesini ifâ ettiği gibi kalb de vazîfesini icra eder. Kalbin Cenâb-ı Hakk'a muhabbet etmesi sâir ticâret ve meşguliyetlere mâni teşkil etmez.<br />
<br />
<br />
<br />
Ramazanoğlu Mahmud Sâmi Musâhâbe - 4 s. 164-167 Musâhâbe - 6 s. 131 137 140-141</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>imran22</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=248</guid>
		</item>
		<item>
			<title>gönül eğlenmez</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=246</link>
			<pubDate>Sun, 22 Aug 2010 02:53:16 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Akkirmanlı Nakşî (17. yy) 
 
Hiç bilmezem bana n'oldu 
...Gönül eğlenmez, eğlenmez. 
Gözlerim kan ile doldu 
Gönül eğlenmez, eğlenmez. 
 
Mecnunleyin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Akkirmanlı Nakşî (17. yy)<br />
<br />
Hiç bilmezem bana n'oldu<br />
...Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
Gözlerim kan ile doldu<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Mecnunleyin dağlar gezer<br />
Hiç utanmaz ağlar gezer<br />
Seller gibi çağlar gezer<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Girye vü zar oldu kârım<br />
Gitti elden ihtiyarım<br />
Kalmadı sabra kararım <br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Kimisi kîl ü kal ister<br />
Bu dil bir ehl-i hâl ister<br />
Tecelli-i Cemâl ister<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Çünkü düştün sen bu derde<br />
Bu derd ile gider perde<br />
Ne göklerde ne yerlerde<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Gönül durmaz konar göçer<br />
Yedi derya gelip geçer<br />
Hayali gözümde uçar<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Akan gözlerimin yaşı<br />
Lâle-renk eyledi taşı<br />
Diler verem can ü başı<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez.<br />
<br />
Nakşiyâ sür aşka gel yüz<br />
Fanisin olasın düpdüz<br />
Ağlar çeşmim gece gündüz<br />
Gönül eğlenmez, eğlenmez...<br />
<br />
<br />
Mecnunleyin: Mecnun gibi<br />
Girye vü zar: Gözyaşı ve anlayış<br />
Kâr: İş<br />
İhtiyar: İrade<br />
Kîl ü kal: Dedikodu, çok konuşma<br />
Dil: Gönül<br />
Çeşm: GözDevamını Gör</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>gönül_diyarı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=246</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bozuk bir İdeoloji: Feminizm</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=244</link>
			<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 15:02:08 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Bozuk bir İdeoloji: Feminizm* 
Mehmet Şevket EYGİ 
 
Erkek Kadın bütün insanların ve diğer mahlukatın yaratıcısı Yüce Allah'tır. 
 
Allah iradesi ve...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><b>Bozuk bir İdeoloji: Feminizm</b><br />
<i>Mehmet Şevket EYGİ</i><br />
<br />
Erkek Kadın bütün insanların ve diğer mahlukatın yaratıcısı Yüce Allah'tır.<br />
<br />
Allah iradesi ve hikmetiyle dilediği insanı erkek, dilediğini kadın yaratmıştır.<br />
<br />
Kimsenin bu konuda şikâyete, isyana hakkı yoktur.<br />
<br />
İnsan olmak açısından, hukuk önünde herkes eşittir.<br />
<br />
İnsan olarak eşittirler ama erkekler erkektir, kadınlar kadındır.<br />
<br />
Allah kadınlara hak, hürriyet, haysiyet, bazı konularda şeref bahş etmiştir.<br />
<br />
Kadınların erkeklerden üstün olduğu taraflar vardır, erkeklerin kadınlardan üstün olduğu taraflar vardır.<br />
<br />
Feminizm İslam'a uymayan sapık bir ideolojidir.<br />
<br />
Nice gayr-i müslim veya çağdaş kadın bile feminizmi reddediyor.<br />
<br />
Aklı başında olgun, şuurlu bir İslam kadını feminist olamaz.<br />
<br />
Kur'anı, Sünneti ve Şeriatı feminist zihniyet ve mantıkla tenkit edenler, onlarda noksanlık ve adaletsizlik bulanlar kafir olur.<br />
<br />
Buharî'de ve diğer muteber ve güvenilir hadîs kitaplarında yer alan kadınlarla ilgili hiçbir sahih ve mütevâtir hadis red ve tenkit edilemez.<br />
<br />
&quot;Buharî'deki bir hadîs için 'Peygambere söyletilmiş' demek affedilmez bir saygısızlıktır.<br />
<br />
Yüzde yüz kadın erkek eşitliğini kabul etmiş ülkelerde niçin ordunun yarısı erkek, yarısı kadın değil?<br />
<br />
Millet meclislerinin niçin yarısı kadın, yarısı erkek değil?<br />
<br />
Müsabakalarda (yarışmalarda) niçin kadınlar ayrı, erkekler ayrı yarışıyor?<br />
<br />
Niçin futbol takımlarının yarısı kadın değil?<br />
<br />
Niçin erkekler çocuk doğurmuyor?<br />
<br />
Allah erkeklere ne kadar hak ve haysiyet vermişse erkeklerin o kadarına râzı olmaları; kadınlara ne kadar hak ve hürriyet vermişse kadınların o kadarına râzı olmaları gerekir.<br />
<br />
Allah'ın hikmeti sorgulanamaz, tenkit edilemez. Böyle bir şey isyan olur.<br />
<br />
Hiçbir insan, kadınların hakları, hürriyetleri, haysiyetleri konusunda Peygamber'den, Ashab'tan, Selef-i Sâlihînden, eimme-i müctehidînden, ulema ve fukahadan daha bilge ve bilgili olamaz.<br />
<br />
Feministlerin istekleri doğrultusunda Yüce İslam dininde reform, yenilik, değişiklik, hafifleştirme, ılımlı hale getirme yapmak, işlerine gelmeyen hadîsleri ayıklamak, tarihselcilik safsatasını yaymak densizlikten, dinsizlikten başka bir şey değildir.<br />
<br />
Dünya hayatı bir imtihandır. Bu imtihanı başarı ile verenlere, Allahın rızasını kazananlara, ebedî âhiret alemine imanla göçenlere büyük müjdeler vardır. Onlar cennette ebedî mutluluğa kavuşacaktır.<br />
<br />
Kur'anı, Sünneti, Şeriatı dolaylı ve sinsi şekilde tenkit edenleri, beğenmeyenleri, feminizm hurafe ve safsatalarını din gibi benimseyenleri uyarıyorum: Kendinize yazık etmeyiniz, Müslümanları aldatmayınız!..</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>osmanserhat</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=244</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Allahu Teâlâ'yı sevmek]]></title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=243</link>
			<pubDate>Fri, 06 Aug 2010 11:39:47 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Alıntı (Orijinalin yazarı Mehmet Oğuz)--- 
ALLAH'u Teâlâ (C.C.) Musa (A.S)'a "Bern" isimli siyah bir köle için: "Bern, Benim için çok sevimli bir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_quote">
		<div class="quote_container">
			<div class="bbcode_quote_container"></div>
			
				<div class="bbcode_postedby">
					<img src="images/misc/quote_icon.png" alt="Alıntı" /> <strong>Mehmet Oğuz</strong> Nickli Üyeden Alıntı
					<a href="showthread.php?p=122042#post122042" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="images/buttons/viewpost-right.png" alt="Mesajı göster" /></a>
				</div>
				<div class="message">ALLAH'u Teâlâ (C.C.) Musa (A.S)'a &quot;Bern&quot; isimli siyah bir köle için: &quot;Bern, Benim için çok sevimli bir kuldur, ancak bir kusuru vardır&quot; buyurdu. Musa (A.S.) &quot;Kusuru nedir, Ya Rabbi?&quot; diye sorunca, ALLAH'u Teâlâ (C.C.) &quot;Seher rüzgarı onun hoşuna gider ve ondan zevk alarak onunla huzur bulur. Halbuki Beni seven, başka hiçbirşey ile huzur ve sükûn bulamaz.&quot; Buyurmuştur.</div>
			
		</div>
	</div>
</div> </blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>imran22</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=243</guid>
		</item>
		<item>
			<title>El Actim Rabbim Sana</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=241</link>
			<pubDate>Mon, 02 Aug 2010 12:11:25 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Alıntı (Orijinalin yazarı hizmet nimettir)--- 
Allah' ım! Kulun, habibin, nurlarının deryası, sırlarının naşiri, saltanatının dellalı olan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_quote">
		<div class="quote_container">
			<div class="bbcode_quote_container"></div>
			
				<div class="bbcode_postedby">
					<img src="images/misc/quote_icon.png" alt="Alıntı" /> <strong>hizmet nimettir</strong> Nickli Üyeden Alıntı
					<a href="showthread.php?p=103365#post103365" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="images/buttons/viewpost-right.png" alt="Mesajı göster" /></a>
				</div>
				<div class="message"><font color="Navy">Allah' ım! Kulun, habibin, nurlarının deryası, sırlarının naşiri, saltanatının dellalı olan Muhammed' e salat ve selam eyle! <br />
<br />
Allah' ım! Hastalığı artan, şifası güçleşen, çaresiz kalan ve Senden başka sığınak ve ümidi olmayan kullarına merhamet et! <br />
<br />
Allah' tan başka ilah yoktur, ancak Ona ibadet ederiz. Kafirler hoşlanmasalar da Onadan başkasına ibadet etmeyiz. <br />
<br />
Allah' ım! Helalinle beni haramdan sakındır, taatinle masiyetinden uzaklaştır, falz u kereminde Senden gayrısını bana unuttur! <br />
<br />
Allah' ım! Kalbime ümidini yerleştir, Senden başkasına umut bağlatma, Senden gayrısından birşey istetme! <br />
<br />
Allah' ım! Gökten inen, göğe çıkan, yerde dolaşan ve yerden çıkan bütün mahlukatın şerrinden Sana sığınırım! <br />
<br />
Ey Rabbim! Anne ve Babam beni çocukken nasıl terbiye ettilerse Sen de onlara öyle merhamet et! <br />
<br />
Ey Rabbim! Varlığını hissettir bana ve lütfunun ışığıyla hoşnutluğunun yolunu göster! <br />
<br />
Allah' ım! Bize Recep ve Şabam ayında bereket ver ve bizi Ramazan ayına ulaştır! <br />
<br />
Allah' ım! Cehennem ateşinin fitnesinden ve onun azasından sadece Sana sığınırım! <br />
<br />
Rabbim Bize, yeryüzüne sevgiyi, barışı, huzuru ve neşeyi yaymak nasip eyle!<br />
</font></div>
			
		</div>
	</div>
</div> </blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>imran22</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=241</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ŞAH_I NAKŞIBEND K.S.</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=240</link>
			<pubDate>Sun, 01 Aug 2010 14:21:39 GMT</pubDate>
			<description>YÜCE ŞAH_I NAKŞIBEND ,NAKKAŞ VE NAKIŞ ONDA 
BÜTÜN İÇİ DIŞIYLA ÖLÜME BAKIŞ ONDA...NECİP FAZIL KISAKÜREK..</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><font face="Arial Black">YÜCE ŞAH_I NAKŞIBEND ,NAKKAŞ VE NAKIŞ ONDA<br />
BÜTÜN İÇİ DIŞIYLA ÖLÜME BAKIŞ ONDA...NECİP FAZIL KISAKÜREK..</font></blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>_MİRAC_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=240</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nur</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=239</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 17:49:04 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Alıntı (Orijinalin yazarı sıddık)--- 
&#8212; &#8220;Allah nurdur, denmez; Allah&#8217;ın nuru denir, yoksa küfre yol açılır. Herşey, Allah&#8217;tandır, o değil!&#8221; 
 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_quote">
		<div class="quote_container">
			<div class="bbcode_quote_container"></div>
			
				<div class="bbcode_postedby">
					<img src="images/misc/quote_icon.png" alt="Alıntı" /> <strong>sıddık</strong> Nickli Üyeden Alıntı
					<a href="showthread.php?p=122715#post122715" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="images/buttons/viewpost-right.png" alt="Mesajı göster" /></a>
				</div>
				<div class="message"><font size="5"><font color="DarkGreen"><font face="Century Gothic"><div align="center"><br />
&#8212; &#8220;Allah nurdur, denmez; Allah&#8217;ın nuru denir, yoksa küfre yol açılır. Herşey, Allah&#8217;tandır, o değil!&#8221;<br />
<br />
<br />
İmâm-ı Rabbanî Hazretleri</div></font></font></font></div>
			
		</div>
	</div>
</div> </blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>sıddık</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=239</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İstidraç - keramet</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=238</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 17:48:02 GMT</pubDate>
			<description>---Alıntı (Orijinalin yazarı sıddık)--- 
*Eşyaya müteallik aşağı derecede keramet ile, kâfirin de sahib olduğu bir hüner hâlinde kerameti andıran bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_quote">
		<div class="quote_container">
			<div class="bbcode_quote_container"></div>
			
				<div class="bbcode_postedby">
					<img src="images/misc/quote_icon.png" alt="Alıntı" /> <strong>sıddık</strong> Nickli Üyeden Alıntı
					<a href="showthread.php?p=122697#post122697" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="images/buttons/viewpost-right.png" alt="Mesajı göster" /></a>
				</div>
				<div class="message"><font size="4"><font face="Century Gothic"><b>Eşyaya müteallik aşağı derecede keramet ile, kâfirin de sahib olduğu bir hüner hâlinde kerameti andıran bir takım zuhur ve tasarruflar, bazen birbirine karışır: Birinciye keramet denirken, diğeri istidraç-sahte keramet diye anılır. Bugün, teknolojinin vardığı seviye, istidraç nevinden bir takım işleri başarırken ve bu ruhçuluğun aleyhine bir isbatlama sanılırken, aslında tam tersi, sadece gerçek ruhçuluğun yaşayabileceği bir durum ortaya çıkmaktadır; kısacası, ruhçuluğun makine karşısındaki üstünlüğü tescillenmektedir. Ruh, Mevlâna Hazretlerinin CAN&#65533;ı &#65533;su üstünde bir ışık&#65533; diye tavsifi gibi, daima maddeyi kendine delil kılan olarak, onun üstünde, yakalanamaz, kelepçelenemez&#65533; Diyeceğim o ki, ölecek olsam bile, bu, düşüncemde pekişme hâlinde, ruhumun zaferini görmüş olarak gerçekleşecek&#65533; Duam hep aynı ve samimiyetle: Allah, imândan ayırmasın!<br />
<br />
<br />
<br />
İmâm-ı Cafer Hazretleri: Kim nefsi için nefsi ile mücahede ederse, keramete kavuşur. Kim de Allah için nefsi ile mücahede ederse, Allah&#65533;a kavuşur&#65533; İstidraç ile keramet ve büyük keramet arasındaki fark, bu ölçülendirme içinde mevcut.<br />
<br />
<br />
salih mirzabeyoğlu..</b>.</font></font></div>
			
		</div>
	</div>
</div> </blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>sıddık</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=238</guid>
		</item>
		<item>
			<title>RÜYA..</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=237</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 17:08:34 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA["RESULLULLAH sav. şöyle buyurdu;"rüya üç türlüdür.Biri salih rüya olup Allah'tan c.c. müjdedir.ikincisi şeytanın verdiği üzüntüdür.üçüncüsü kişinin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><font size="4"><font color="purple">&quot;RESULLULLAH sav. şöyle buyurdu;&quot;rüya üç türlüdür.Biri salih rüya olup Allah'tan c.c. müjdedir.ikincisi şeytanın verdiği üzüntüdür.üçüncüsü kişinin kendi kendine konuşmasıdır.Sizden biri hoşlanmadığı bir rüya görse üç defa sol tarafa tükürsün ve şeytandan üç defa Allaha sığınsın bulunduğu tarafdanda öbür tarafa dönsün&quot;.</font></font></blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>_MİRAC_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=237</guid>
		</item>
		<item>
			<title>BİR KALBE İKİ SEVGİ SIĞMAZ</title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=236</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 05:29:52 GMT</pubDate>
			<description>İnsan hasta olduğu zaman eğer bilinçliyse bir doktora gitmek suretiyle hastalığına şifa arar. Kimisi ise kulaktan dolma bilgiler ile derdine derman...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore"><font size="5"><font color="sienna">İnsan hasta olduğu zaman eğer bilinçliyse bir doktora gitmek suretiyle hastalığına şifa arar. Kimisi ise kulaktan dolma bilgiler ile derdine derman arar. Dünya hayatı da insanoğlunda çeşitli manevi hastalıklara sebep olmaktadır. Bu hastalıklara yakalanmayan müslüman neredeyse  yok gibidir.<br />
<br />
Allah C.C rahmeti ile bir kuluna tecelli ettiği zaman ilk önce onun ahlakını güzelleştirmek için günahlarından arınıp doğru yola gelmesini murad eder. İçinde bulunulan zamanın peygamber varisi olarak tayin ettiği dostuna günahlara saplanmış hasta kulunu yollar. Genelde kul hasta olduğunu bilmeden Mürşid-i Kamil&#8217;in kapısına varır. Mürşid-i Kamil hasta müslümana hoş geldin hediyesi olarak bir </font></font><a href="http://www.nasihatler.com/index.php?option=com_content&amp;view=article&amp;id=1142:kabirdeki-allah-dostunun-yardimi&amp;catid=3:tasavvuf-sohbetleri&amp;Itemid=96#tevbe" target="_blank"><font size="5"><font color="sienna">tevbe</font></font></a><font size="5"><font color="sienna"> verip öncelikle büyük günahlarından arındırıp Allah&#8217;ın o kul&#8217;da görmek istediği güzel ahlaka gidecek olan yolu açar.<br />
<img src="http://www.nasihatler.com/images/stories/images/wpThumbnails/tasavvuf/kabir_ziyareti_a4a285b9b2ebea8710204e567d765ec0.jpg" border="0" alt="" /><br />
Hasta müslüman Allah&#8217;ın kendisine tayin ettiği manevi doktordan ilk ilacını böylelikle almış olur. Bu tevbe ilacı çok tesirlidir. İlacın içeriğinde Hz.Resulullah SAV bulunmaktadır. Müslüman bu yolun adablarına riayet edip Mürşid-i Kamil&#8217;in sözünü dinleyip hayatına devam edecek olsa bir sonraki durağı Allah C.C dır. Allah temizdir ve temiz olanları sever. Kendisine gelecek olanların da günah ve kötü ahlakdan temizlenmiş olarak gelmesini ister. İşte doktor olarak tayin ettiği Mürşid-i Kamil bu işle meşguldür.<br />
<br />
Bu yolun en önemli adablarından ve &quot;<u><font color="#000000"><b>olmazsa olmazlarından</b></font></u>&quot; bir tanesi de <u><font color="#000000"><b>tek bir doktor mürşidin</b></font></u> tedavisinde bulunmak ve onun verdiği reçeteyi uygulamaktır. Eğer bir başka Allah dostunun yoluna tevessül edilirse ilk önce almış olduğu terbiye metodu ehemmiyetini ve tesirini kaybedecektir. İnsan daima inandığı bir tek dostun arkasından gitmelidir. Aynı anda iki kişinin peşinden gitmeye gücünüz yetmez.<br />
<br />
Hz.Resulullah SAV&#8217;in ahirete irtihalinden sonra arkasından varisi olarak halifelerini ve hilafet sistemini bırakmıştır. Bu halifelerin hepsi de diriydi, yani dünyada yaşayan et ve kemikten müteşekkil insanlardı (Hz.Ebubekir,Hz.Ömer,Hz.Osman,Hz.Ali). Her birisi arkasından bir başka diriyi bıraktı. Hiçbirisi &quot;benden öldükten sonra da size fayda sağlarım..&quot; demediler. Hal böyleyken günümüzde </font></font><a href="http://www.nasihatler.com/menzil-hikayeleri/1013-gavs-i-sani-hazretleri-ks-buyurmuslar.html" target="_blank"><font size="5"><font color="sienna">Gavs</font></font></a><font size="5"><font color="sienna">-ı Sani gibi bir manevi doktor ve Mürşid-i Kamil&#8217;e intisab ettikten sonra bir başkasından medet ummak doğru değildir. Aynı zamanda böyle durumlar o Mürşid&#8217;in gücüne gitmektedir. Mürşid-i Kamil den gelen feyz&#8217;in azalmasına veya kesilmesine sebep olan bir diğer yanılgı da ahirete irtihal eylemiş olan Allah dostlarından medet ummaktır.<br />
<br />
Örneğin, yaşadığı zamanının büyük velisi ve </font></font><a href="http://www.nasihatler.com/menzil-hikayeleri/1013-gavs-i-sani-hazretleri-ks-buyurmuslar.html" target="_blank"><font size="5"><font color="sienna">Gavs</font></font></a><font size="5"><font color="sienna">&#8217;ı olan </font></font><a href="http://www.nasihatler.com/tasavvuf-sohbetleri/1142.html" target="_blank"><font size="5"><font color="sienna">Mahmud Hüdai</font></font></a><font size="5"><font color="sienna"> Hazretleri&#8217;nin ve benzerlerinin kabir ziyaretinden medet umanlar bulunmaktadır. Oysa o ziyaretten sadece &quot;<u>kabir ziyareti sevabı</u>&quot; elde etmekten başka birşey bulunmaz. Bu gibi ahirete irtihal eylemiş büyük veli zatlar bu zamanda yaşayan Allah dostunun manevi yardımcılığını yapmaktadırlar. Bir başka deyişle onun arkasında durmaktadırlar. Eğer kabir ziyaretine gidenin manevi gözü, kulağı açık olsa kendisine zamanın sahibi olan diri zat&#8217;ı bulmaya gitmesini tavsiye ettiğini duyacaklardır. Keza aynı şey </font></font><a href="http://www.nasihatler.com/tasavvuf-sohbetleri/1142.html" target="_blank"><font size="5"><font color="sienna">Bediüzzaman Said-i Nursi</font></font></a><font size="5"><font color="sienna"> Hazretleri için de geçerlidir. Onun manevi varlığı zamanın sahibi olan diri zatın arkasındandır. Yani ondan bir fayda ummak doğru değildir. Okunan risaleler hiçbir zaman nefsin terbiyesi için fayda vermez. Aynı şeyler Hızır Aleyhisselam için de geçerlidir. Özetle kul'a fayda, ancak diri (Hayy) bir Peygamber varisi olan Allah dostundan gelir.<br />
<br />
Allah C.C bir kalpte bir tek sevgi görmek ister. Terbiye edilmiş bir kalpte sadece kendi sevgisini bulmak ister. Kalp terbiye edilinceye kadar orada bir tek sevgi gerekir o da mürşid sevgisi ve muhabbetidir. Her kim kalbinde bir taneden fazla sevgi taşıyorsa o sevgilerden her ikisi de yalandır. Şeytan bu tür muhabbet hileleriyle insanoğlunun kalbini meşgul eder.<br />
<br />
Şeytanın diğer hilelerinden birisi de üzüntü yolu ile kalbi meşgul etmektir. Örneğin bir sevdiğinizin ölümünün ardından çok uzun süre gözyaşı dökmek ve matem tutmak şeytanın Allah&#8217;ı unutturup kişinin kalbini meşgul etmek için hilelerinden birisidir. Bir diğer hilesi ise geçmişi ve maziyi kalbe doldurarak meşgul etmektir. Bu şekilde eskiye özlem duyarak yaşayan kişi içinde bulunduğu zamana uyum sağlayamaz ve yaşadığı zamanının kıymetini bilmeden elinden kaçırır. <br />
<br />
Şeytanın hileleri çok fazladır, anlatmakla bitmez. Bunları hissetmek ve bilmek için bir Mürşid-i Kamil&#8217;e tam manasıyla tabi olmak gerekir.:glm:<br />
</font></font></blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>ALİ1525</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=236</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur."]]></title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=235</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 15:19:00 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: "Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur." (Ra&#8217;d; 28) 
 
 
1) Zikir şeytanı kovar. 
2) Allah-u...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: &quot;Kalpler ancak zikrullah ile mutmain olur.&quot; (Ra&#8217;d; 28)<br />
<br />
<br />
1) Zikir şeytanı kovar.<br />
2) Allah-u Zülcelal zikreden kulundan razı olur.<br />
3) Zikir kalbe huzur, sürur ve genişlik verir.<br />
4) Zikir kalpten gam, kaygı, gussa ve kederleri giderir.<br />
5) Kalbi ve yüzü nurlandırır.<br />
6) Kalbi ve bedeni kuvvetlendirir.<br />
7) Rızkı celbeder. Cenab-ı Hak esbabına halk ile kolaylıkla merzuk olur.<br />
8) Zikir sahibine mahabbet, halavet, güzellik ve parlaklık verir.<br />
9) Ruh-u İslâm olan zakire Allah-u Tealâ sevgisini ihsan eder. O muhabbet ki saadet ve necattır. Her şeyin bir sebebi vardır. &#8216;Muhabbet-i İlâhiye&#8217; ye sebep de zikrullahın dil ve kalp ile devamıdır.<br />
10) Zikir, murakabeyi, tefekkürü, düşünmeyi getirir tâ ki ihsan kapısından içeri sokar. İhsan ise en yüksek makamdır. <br />
11) Zikrullah sebebiyle kalbinde büyük bir marifet-i ilâhiye kapısı açılır. Ve zikrini artırdıkça marifetullah da o nisbette artar.<br />
12) Zikir, zakirin kalbinde Allah-u Zülcelal'in heybet, azâmet, celal ve tazimini artırır. <br />
13) Zikir Allah'a tevbeyi iras eder. Bu ise Allah-u Zülcelal'e rücûdur. Kalbe tesir eder, sığınağı, ilticagahı ve kalbin kıblesi olur.<br />
14) Zakir, zikri kadar Allah-u Zülcelal'e kurbiyet hasıl eder.<br />
15) Zikir Allah-u Teala'nın kendisini (zikredeni) zikrine sebep olur. Zikrullah'da başka bir fayda olmasa da: &quot;Allah-u Zülcelal'in kulunu zikretmesi nimeti ve şerefi o kul için kâfidir.&quot;<br />
16) Zikir kalbin hayatiyetini artırır. Zikir kalp için çok lazımdır ve kalp ona muhtaçtır. Balığın suya muhtaç olduğu gibi.<br />
17) Zikrullah kalbe cila verir, paslarını giderir. Kalbin pası gaflet ve hevasına uymaktır. Cilâsıda tevbe, istiğfar ve zikrullahtır.<br />
18) Zikrullah hata ve günahları siler. Çünkü ayet-i kerimede: &quot;Şüphesiz ki güzel ameller kötülükleri giderir.&quot; (Hud;; 114) buyrulmuştur.<br />
19) Zikir kul ile Allah arasındaki korku ve haşyeti giderir ve Allah-u Zülcelal ile ünsiyet (yakınlık) sağlar.<br />
20) Kul Allah'ı genişlik ve rahatlık zamanında zikreder de sonra ona bir darlık veya sıkıntı gelip Allah'a yalvarmaya başladığı zaman melekler ona yardmcı olurlar.<br />
21) Zikir, kulu ilahî azaptan kurtaracak yegâne bir ibadettir.<br />
22) Zikir, sekîne, vakar ve rahmeti ilâhinin kendisini kuşatmasına, meleklerin de kendisini ziyaret ve tavaf etmelerine sebep olur.<br />
23) Zikir dilin, gıybet, nemime, yalan, fuhuş ve faydasız sözlerden korunmasına sebep olur. <br />
24) Zikir meclisleri meleklerin de bulunduğu meclislerdir. Gaflet içinde boş ve faydasız sözlere sahne olan meclisler ise şeytanların meclisleridir. Kişi hangisini seçerse ahirette onlarla beraber haşrolur.<br />
25) Zâkir zikriyle said olur ve onlarla oturanlar da said olurlar. Gaflet ve günah meclislerinde oturursa şâki olur.<br />
26) Zakirler kıyamet gününde hasret ve nedametten emin olurlar. <br />
27) Zâkir, zikrederken (bilhassa tenhada) ağlasa kıyamet gününde arşın gölgesinde olur.<br />
28) Zikirle meşgul olana istemeden, isteyenlere verilenden daha âlası ve efdali verilir. <br />
29) Zikir, ibadetlerin en kolayı ve efdalidir. <br />
30) Cennetin ağaçları, yapılan zikir ve tesbihlerle vücuda gelir.<br />
31) Zikreden kullara verilen atiyye (ikram) ve ihsanları başka amellerle elde etmek mümkün değildir. <br />
32) Zikrullah insanı muhakkak Allah'a doğru seyr ettirir. İster sokakta ister yatakta, her zaman, her yerde, dilde ve gönülde Allah ve Allah'ın rızası olmalıdır.<br />
33) Şu muhakkaktır ki, zikrullah her tarikatta ve tasavvuf ehlinin indinde bütün usul ve kaidelerin ve edeplerin başıdır. Velâyet alâmetidir. Her kime ki zikrullah kapısı açılır, hiç şüphe yoktur ki; ona Allah-u Teâlâ&#8217;nın huzuruna dahil olunacak bütün kapılar açılır. Öyleyse sen de temizlen de Rabbinin huzuruna gir. Her istediğini orada bulursun. Rabbini bulan her şeyi bulur, Rabbini unutan her şeyden mahrum kalır.<br />
34) Zikrullah muhakak bir ağaca benzer ki; ondan irfan ve haller yetişir. <br />
35) Zikreden, zikrettiğine yakındır. Zakir Allah-u Zülcelal'i zikrettiği müddetçe O'nunla beraberdir.<br />
36) Allah-u Zülcelal'in müttaki kullarından en çok ikrama layık olanlar, dilleri Allah-u Zülcelal'in zikri ile meşgul olanlardır.<br />
37) Muhakkakki beşeriyetin gereği kalplerde kasvet, zulmet ve merhametsizlik gibi hastalıklar olur. Bu hastalıkların tedavisi ise ancak Zikrullah ile mümkündür. <br />
38) Zikrullahta kalplere şifa vardır. Kalbin yegane ilacıdır. Gaflet ise kalbin hastalığıdır. Hasta kalplerin devası ve şifası zikrullahtır. Çünkü kalp, nur mahallidir; daima nur ister.<br />
39) Muhakkak zikrullah, Allah-u Zülcelal'e olan dostluğun başı ve esasıdır, gaflet ise, Hakkın buğzunun sebebi ve esasıdır.<br />
40) Muhakkak Allah-u Zülcelal kendini zikreden kulunu sevinç ve surura kavuşturmuş olduğu halde cennetine koyar.<br />
41) Zikrullah, muhakkak kul ile cehennem arasında bir settir. Kul yapmış olduğu bazı kusurlardan dolayı cehennem yoluna konulsa bile, yapmış olduğu zikirler, hemen o yolları ka-patır ve o zâkir kulun cehenneme girmesine mani olurlar.<br />
42) Şeriatın emrettiği ne kadar ibadet varsa hepsi zikrullah&#8217;ın ikame ve icrası için emr olunmuştur. Namazın kılınması da Zikrullahın ikamesi icindir. <br />
Bazı haberlerde varid olmuştur ki, Cenab-ı Hak: <br />
&quot;Evliyalarım, ehibbalarım (sevgililerim), dostlarım benim zikrimle nimetlenirler. Yâni benim, zikrimden manevi gıdalarını alırlar ve benimle ünsiyet ederler. Çünkü ben, sizler için, dünya ve ahirette en güzel mürebbiniz, mâbudunuz ve maksudunuzum.&quot; buyurmuştur</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>gönül_diyarı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=235</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&#9829; &#65010; &#2960;&#65260; GAVSI SANI HZ. SON NEFESTE İMAN İLE ÖLMEK HAKKINDAKI SÖZLERİ&#65260; &#2960;&#9829; &#65010; &#9829;]]></title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=234</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 15:11:15 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA["Biz Ümmeti Muhammedin imanını kurtarmak için elimizden geleni yapıyoruz. İnsana enlazım olan şey imandır.En mühhim olan husus imandır.Ve insanın en...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">&quot;Biz Ümmeti Muhammedin imanını kurtarmak için elimizden geleni yapıyoruz. İnsana enlazım olan şey imandır.En mühhim olan husus imandır.Ve insanın en mühim meseleside sekeratta imanla gidebilmesidir.İnsan imanla gittikten sonra ahirette işi kolaydır.Çünkü cenabı hakkın yüz merhameti vardır. <br />
<br />
<br />
Dünyaya bir rahmetini,ahirete doksan dokuzunu saklamış.Bu dünyadaki rahmetini tüm kullarına varmiş mümin fasık kafir hatta onu inkar edenede ,ama doksan dokuz rahmetini mümin kullarına saklamıştır.İnsan mümin olarak imanla göçerse orada işi kolaydır.Takva İmanı korur ameli salihde onu kuvvetlendirir.Sekerat zordur.Ölüm anı tülbent nasıl dikenler üzerinden alınmak istendiğinde nasıl ona gerer ona onu defome eder aynen öylede ruh vicuttan çıkarken insan ızdırap eder acı çeker sıkıntı duyar.Buda yetmiyormış gibi şeytan son nefeste ona insana musallat olur.En sevdiğinin kılığında gelir.Vefat etmiş olanlardan ,insan telkinde bulunur.Derki bak seni nasıl sevdiğimi biliyorsun .Ben senden önce gittim orada gördüm.Orda geçerli din yahudilik dinidir.Gel sen o dine geç perişan olma .Onu kandırmaya çalışır .İkna edemezse hristiyanlığı teklif eder.Eğer yinede kandıramassa elinde bir bardak su sekerattaki o acı çeken insana onu gösterir.O lisanı haliyle ondan bana su ver diye talep ettiğinde veririm ama başınla bana bir secde et diye onu imansız götüemeye çalışır.Neuzibillah içte bu sıkıntı ve şeytanın musallat olduğu esnada insan kalbinde iman hakikatleri ile ilgili bir nebze şüpheye düşse ,tereddüte düşse ,inkara düşse bu hal üzere ölürse imansız gider.Bütün hayatı boşa gider. <br />
Bu tasavvuf,bu sadatı kiramın en büyük faydası son nefestedir.Sadatı kiram,onların ervahı Cenabı hakkın izniyle sekeratı mevtanın başına gelir.Omekanı şeytan terkeder kaçar ve insan iman üzere ölür Cenabı hakkın huzuruna varır. <br />
<br />
<br />
'' Kim o sadatın elini tutarsa ,sekiz şartı yaparsa ilahi noterde bunlara vekalet vermiş oluyor.İlahi noterde o sadata vekaletname veriyor.Son nefeste ölürken imanla ölme vekaletnamesi ,şeytana karşı yardım vekaletnamasi,kabirde sual melekleri gelince yardım vekaletnamesi,mahşerde şefaat vekaletnemesi,sırattan geçerken yardım vekaletnamesi.O vekaletnameyle ozaat gelir şeytan kaçar,melekler neden geldin dediğnde de Allah(c.c)onun vekaleti var ,ben kabul ettim ona karışmayın der.O şakilde gerek son nefeste,gerek kabirde,gerek mahşerde,gerek sıratta o vekalet nameyle gelirler.Ümmeti muhammede yardım ederler.Şart değil ama bukadarda faydası var nedersiniz buyurmuşlar.</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>gönül_diyarı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=234</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[&#65260;&#2960;&#9829; &#65010; MÜRŞİD VE MÜRİD HUKUKU &#65260;&#2960;&#9829; &#65010; &#9829;]]></title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=233</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 15:00:52 GMT</pubDate>
			<description>Kuşa pek meraklı bir baba varmış 
Yavru yetiştirip sonra satarmış 
Bİr ara oğlu demiş ki: Baba! 
Yavrular evvela niçin acaba 
 
Hiç de ötmüyorlar...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">Kuşa pek meraklı bir baba varmış<br />
Yavru yetiştirip sonra satarmış<br />
Bİr ara oğlu demiş ki: Baba!<br />
Yavrular evvela niçin acaba<br />
<br />
Hiç de ötmüyorlar ateş-i aşka<br />
Bir şey demiyorlar cık cıktan başka<br />
Babası demiş ki; adet böyledir<br />
İptida dinlenir sonra söylenir<br />
<br />
Dinlemekle hasıl olur öğrenmek<br />
Bİlmek istiyene dinlemek gerek<br />
Bu sözleri dinle iyice belle<br />
Sen de cır cır ötme Mürşid-i Kamiline<br />
<br />
Çünkü kelam/konuşmak için evvela dinlemek gerekir.Binaenaleyh söz canibine evvela kulak yönünden girilir. Kulak yoluna bağlı olmayan bir kelam varsa, o da Allah kelamıdır. Çünkü Rabb-i Teala hazretleri bilalisan/lisansız-dilsiz söyler, bilasemi'/kulaksız işitir. Eğer bir insan, ilahi hitap duydum der ve ses bir taraftan geliyorsa, o ses ilahi değildir. Allah'ın hitabı bir insana ulaşsa ses bütün cihetlerden gelir.Duymak kulakla değil, bütün hücrelerle olur.<br />
<br />
&quot;Kelam için evvela dinlemek gerekir.&quot; Önce dinlenir, sonra anlanır, daha sonrada anlatılır. Anlamadan söylenen meramlar nakıs kişinin sözleridir. Bilmez misin anadan doğan sağırlar kulakları olmadığı zaman kelam öğrenemezler. Bu yüzden de dilsiz kalırlar. Onun için dinlemeden anlaşılmaz; anlaşılmadan anlatılmaz.<br />
<br />
Tasavvuf sohbetleri<br />
Mürşid ve Mürid Hukuku<br />
Mehmet Ildırar<br />
Sayfa...107...108</blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>gönül_diyarı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=233</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SEN ALLAH'IN BİR LÜTFUSUN...]]></title>
			<link>http://forum.seymes.com/blog.php?b=232</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jul 2010 07:11:38 GMT</pubDate>
			<description>:glm::glm::glm: 
---Alıntı (Orijinalin yazarı karabag60)--- 
Daha çok gençti,5 ylıllık evli sofi idi,yemez yedirir,hiç kalp kırmaz,fitnelik...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<blockquote class="blogcontent restore">:glm::glm::glm:<div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_quote">
		<div class="quote_container">
			<div class="bbcode_quote_container"></div>
			
				<div class="bbcode_postedby">
					<img src="images/misc/quote_icon.png" alt="Alıntı" /> <strong>karabag60</strong> Nickli Üyeden Alıntı
					<a href="showthread.php?p=121436#post121436" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="images/buttons/viewpost-right.png" alt="Mesajı göster" /></a>
				</div>
				<div class="message">Daha çok gençti,5 ylıllık evli sofi idi,yemez yedirir,hiç kalp kırmaz,fitnelik yapmaz,çok güleryüzlü,ailesine ve akrabalarına çok düşkün,hani derlerya sülalede tekdendi.en son bir şarkı duymuş ,dediki bu şarkı sözlerini, keşke ilahiye çevirsen,veya gavsımıza söylenmiş bir kasideye çevirsen,senin elinden gelir böyle şeyler. '' Sen Allah'ın bir lütfusun / gözlerimin nurusun / seni gören şifa bulur / gelde gönlüm şifa bulsun''......amansız bir hastalığa yakalandı,yaklaşık altı ay sürdü,çok sıkıntı çekti,çok ağrılar,sızılar çekti,İnşaallah günahlarına kefaret olur. dedi beni hemen menzile götürün,yola çıkıldı,yaklaşık yüz km.sonra,araba motor yedi geri döndü,ikinci bir arabayla çıkıldı,o arabada ,adeta gitmem diyor,arıza üstüne arıza,yanındakilerden biri sordu,evladım vazgeçtinse geri dönelim,bu işte bir iş var.yok devam edin diyor,evladım kalbini yokla,son kararını ver,yokladı kalbini,dedi devam...artık araba sanki uçak olmuştu.iki gün kaldılar,dönecekler sabah arabanın lastikleri kontrol ediliyor,menzilden bir çocuk yaklaştı dedi'' sofi gidemeyeceksiniz'' neden kurban?işte gidemeyeceksiniz...son kez markat ziyaret edilip yola çıkılacakken,hasta sofi ağırlaştı,diğer markatı ziyaret eden kalp gözü açık bir sofi,dedi kurbanlar bu sofi şu anda '' sekarata girdi''herkeste bir şok.hasta konuşmaya başladı dedi bakın,Gavs Abdulhakim hz.,Seyda Muhammed raşid hz.kabirden kalktılar,gavsımızda yanlarında üçü bana doğru geliyorlar...irkildi,yerde yatalak haldeki,yürüyemeyen hasta,aniden yerinden kalkıp koşmaya başladı,bir kaç metre sonra yığıldı kaldı.dedi bak(gök yüzünü gösteriyor) görüyormusunuz? gökten bembeyaz bir merdiven indi.sonra başladı seydam, seydam, seydam...arabaya bindirildi,markattan hane-i saadete yetiştirdiler,kapıya geldiğinde son nefesiini verdi gavs-ın kapısının önünde.yanında götürdüğü üç yaşındaki oğlunu gavsımız sevdi,çocuğun,saçını,yüzünü okşadı,cenaze için amin tutup dua ettiler,mezarının hazırlanmasını emrettiler,menzile gömülecektiki,memlekete yakın akrabalardan,itirazlar yükseldi,aşılması zor meselelerbunlar.gavsımız haberdar edildi.mübarek 'ha orası,ha burası farketmez''buyurdu,memlekete gömebilrsiniz iznini verdi.  Allah(c.c.) bu kapıdan ayırmasın.</div>
			
		</div>
	</div>
</div> </blockquote>

 ]]></content:encoded>
			<dc:creator>EcMaİn</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://forum.seymes.com/blog.php?b=232</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>
